Aynı Ürün Türkiye'de Neden Pahalı?

1:52
ülkeye göre fiyatlandırmamarka stratejisifiyat algısıtüketici gücüstatü tüketimi

Columbia montunun ABD'de 230 dolar, Türkiye'de 29.999 TL olmasını ülkeye göre fiyatlandırma üzerinden anlatan video. Vergi, kur riski, statü algısı ve tüketicinin ses çıkarma gücü gibi katmanlarla aynı ürünün neden farklı fiyat ve kalitede satıldığını gösteriyor.

Sık Sorulan Sorular

Aynı ürün neden ülkeye göre farklı fiyatlanıyor?

Buna ülkeye göre fiyatlandırma denir. Marka fiyatı yalnızca maliyete değil; o ülkedeki alım gücüne, statü algısına, vergiye ve kur riskine göre belirler. Aynı etiket, farklı pazarda farklı bir değer taşır.

Türkiye'de neden bazen kalite de düşük oluyor?

Çünkü tüketicinin ses çıkarma ve yasal takip gücü zayıf algılanıyor. Marka, boykot ya da dava riski düşük olduğunda aynı üründe kumaşı veya iç tabanı değiştirip maliyeti kısabiliyor; mesele üretim kalitesi değil kâr önceliği.

Tüketici olarak ne yapabiliriz?

Fiyat ve kalite farkını mizah malzemesine çevirmek yerine görünür tepki göstermek, ülkeler arası karşılaştırma yapmak ve hakkını aramak markanın hesabını değiştirir. Ses çıkaran pazar farklı fiyatlanır.
Transkript
Havalimanında suyun 80 TL olmasına tepki gösteren amcanın elindeki suyla, Columbia'nın şu montunun ne ilgisi var? Columbia bir montu Amerika'da 230 dolara satarken neden Türkiye'de 29.999 TL'ye satıyor sorusunu sorarsak, bu ilişkiyi de daha net kurabiliriz. Bunun birkaç sebebi var. Birincisi değer katmanı. Bizde doğa sporu bir ihtiyaç değil, bir ayrıcalık. ABD'de günlük rutine dahil olan şey, Türkiye'de lüks segment olarak satılıyor. Fiyat sadece maliyeti değil, toplumsal statüyü de temsil ediyor. İkincisi vergi. Burayı zaten biliyoruz. Üçüncüsü kur riski. Marka döviz oynaklığını önden fiyatlara yüklüyor. Dolar düşse de fiyat inmiyor, çünkü o fark gelecekteki kur belirsizliğine karşı bir sigorta gibi. Dördüncüsü fiyat algısı. Yüksek enflasyonla birlikte fiyat referansı kalmadı. Bir mont 9 bin mi olmalı, 29 bin mi, bilmiyorsun. Beşincisi yaptırım bilinci. Markalar her ülkeyi sadece alım gücüne göre değil, marka bilinci ve ses çıkarma gücüne göre de değerlendiriyor. ABD'de bir ürün hatalı çıksa sosyal medyada büyük kriz olur; toplu iade kampanyaları, gerekli yasal işlemler başlar. Türkiye'de ise idare et, herkesin başına gelir kültürü devrede. Yani markalar şunu biliyor: bu pazarda kaliteyi bir tık düşürsem, fiyatı artırsam kimse dava açmaz, boykot etmez. Ve işte bu yüzden aynı mont, aynı etiket ama farklı kumaş; aynı ayakkabı ama farklı iç taban; ya da aynı kalite ama farklı fiyat. Yani mesele üretimin kalitesi değil, kâr önceliği. Bunu birçok marka yapıyor; tam da bu yüzden aynı markanın farklı ülkelerden alınmış versiyonlarında ciddi kalite farklarıyla karşılaşabiliyoruz. Ve ülkece bu amcayla ve savunduğu şeyle alay etmeyi, mizah unsuru hâline getirmeyi bırakıp gerçekten tepki göstermeye başlamazsak, üzgünüm ama bu durum hiçbir zaman değişmeyecek.

Diğer videolar

Hepsini gör
Decathlon botlarında “su geçirir” ifadesi üzerinden şeffaflık, beklenti yönetimi ve güven pazarlamasını anlatan video.Decathlon1:51

Bir Marka Ürününe Neden “Su Geçirir” Yazar?

Decathlon’da botların üzerinde “su geçirir” yazması ilk bakışta anti pazarlama gibi duruyor. Ama bu aslında beklenti yönetimi ve güven stratejisi olabilir. Her ürünü mükemmel göstermeye çalışmak yerine, sınırını açıkça söylemek bazen markayı daha inandırıcı yapar.

su geçirir
Snickers’ın Açken sen sen değilsin sloganı, uygulama niyeti ve motivasyon videoları üzerinden davranış tetikleyicilerini anlatan video.Snickers2:23

Motivasyon Yetmez: İnsanları Harekete Geçiren Şey Tetikleyicidir

Snickers’ın “Açken sen sen değilsin” sloganıyla motivasyon videolarının ilişkisi şu: İnsanlar genel gaz cümleleriyle değil, net tetikleyicilerle harekete geçer. Egzersiz araştırmasındaki uygulama niyeti gibi, Snickers da ürünü “huysuzluk anı”na kodlayarak evrensel bir davranış tetikleyicisi kuruyor.

Açken sen sen değilsin
Uzman körlüğü, çocukların dünyayı algılaması ve içerik üretiminde basit anlatımın önemini anlatan video.basitlik1:18

Basit Anlatmak Neden Bu Kadar Zor?

Bir konuda uzmanlaştığımızda, onu bilmemenin nasıl bir his olduğunu unuturuz. Basitlik değersizlik değil; gereksiz her şeyi çıkarabilme becerisidir. Bu video, uzman körlüğü, içerik üretimi ve sade anlatımın neden en zor işlerden biri olduğunu anlatıyor.

sade anlatım
Pazarlama yalan mıdır sorusu üzerinden hikaye anlatımı, gerçeklik ve algı çerçevesini anlatan video.pazarlama yalan mıdır2:24

Pazarlama Yalan Söylemek Değil, Anlam Çerçevesi Kurmaktır

“Pazarlama biraz da yalan değil midir?” sorusu sert ama önemli. Pazarlama bütünüyle gerçek de değildir; çünkü gerçek tek başına tüketicide anlam üretmez. Bu video, yalan ile hikâye anlatımı arasındaki ince çizgiyi ve markaların algıyı nasıl çerçevelediğini anlatıyor.

📖 Makale varhikaye anlatımı
Türk markalarının neden Türkçe yerine yabancı isim seçtiğini anlatan video.yabancı isim tercihi1:12

Türk Markaları Neden Türkçe Yerine Yabancı İsim Seçiyor?

English Home, Madame Coco ve Pastavilla, tüketicinin gördüğü ithal kalite ipucunu anlatan video. Simit Sarayı ve Kurukahveci Mehmet Efendi örnekleriyle ritüele yaslanan yerli markaların farkını gösteriyor.

tüketici psikolojisi
Musa yanılsaması deneyi üzerinden beynin kalıpla okuduğunu anlatan video.musa yanılsaması1:45

Musa Yanılsaması: Beyin Neden Hatayı Fark Etmiyor?

Erickson ve Mattson'un 1981 deneyi üzerinden beynin cümleleri kelime kelime değil kalıp olarak okuduğunu anlatan video. 199,99 fiyat etiketi ve 'anne eli değmiş gibi' söylemleriyle bu tamamlama huyunun nerelerde kullanıldığını gösteriyor.

davranış bilimi