Snickers, Uygulama Niyeti ve Motivasyonun Sınırı

Snickers’ın “Açken sen sen değilsin” sloganıyla motivasyon videolarının ilişkisi şu: İnsanlar genel gaz cümleleriyle değil, net tetikleyicilerle harekete geçer. Egzersiz araştırmasındaki uygulama niyeti gibi, Snickers da ürünü “huysuzluk anı”na kodlayarak evrensel bir davranış tetikleyicisi kuruyor.

2:24
SnickersAçken sen sen değilsinuygulama niyetiimplementation intentionmotivasyon videolarıdavranış bilimitetikleyicimarka konumlandırmabiyolojik içgörüpazarlama psikolojisi
Transkript
Snickers'ın açken sen sen değilsin sloganıyla izlediğin ama bir işe yaramayan motivasyon videoları arasında bir ilişki var desem, ne düşünürsün? İki bin iki yılında Sarah Milne, İngiltere'de iki yüz kırk sekiz kişiyi topluyor ve insanları egzersize başlatmak için onları üç farklı gruba yürüyor. Birinci gruba diyor ki sadece ne zaman spor yaptığınızı not alın. İkinci gruba not almanın yanında bir de motivasyonel metinler okutuyorlar. Egzersiz kalbe iyi gelir. Sen harikasın, sen yapabilirsin. Sen aslansın, kaplansın vesaire. Sonuç ne biliyor musunuz? İki grubun da başarı oranı. Yüzde otuz beş ve otuz sekiz civarında kalıyor. Yani o gaz veren motivasyon konuşmalarının hiçbir şey yapmamaktan çok da bir farkı yok. Ama üçüncü grup işte orada işler birazcık değişiyor. Üçüncü gruba motivasyon vermiyorlar. Sadece şu cümleyi tamamlatıyorlar. Önümüzdeki hafta şu gün şu saatte ve şurada egzersiz yapacağım. Yani sadece yer ve zaman planlıyorlar. Ve bu grubun başarı oranı yüzde doksan bire fırlıyor. İşte buna uygulama niyeti deniyor. İnsan zihni genel isteklerle değil, net tetikleyicilerle harekete geçiyor. Eee peki bunu Snickers'la ne ilgisi var? Snickers zekice bir hamle yaparak bu psikolojik açığı kullandı. Dikkat edin reklamlarında kullandığı tetikleyiciler, kullanılan kakaonun kalitesi, çikolatalarımız çok lezzetli, şu kadar oranda fıstık var falan gibi. Argümanlar değil. Yani ikinci gruptaki gibi motivasyonel cümleler kullanmıyorlar. Onun yerine size bir tetikleyici tanımlıyorlar. Açken sen değilsin. Yani marka ürünü bir tatlı krizine değil açlıktan kaynaklanan huysuzluk anına kodluyor. Tıpkı deneydeki gibi. Eğer huysuzsan Snickers ye. Formülünü zihne yerleştiriyorlar. Biz pazarlamada hep markalar Yerelleşmeli o kültürün kodlarına inmeli deriz ya ki Coca-Cola mesela bunun en büyük örneklerinden bir tanesidir. Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olarak konumlar kendini. Snickers bu kampanyayı Japonya'dan Amerika'ya, Türkiye'den Avrupa'ya her yerde aynı sloganla kullanıyor. Çünkü kültürler değişse de biyoloji değişmiyor. Kan şekeri düştüğünde yaşanan o öfke ve kafa karışıklığı evrenseldir çünkü. Marka, kültürel bir koda değil. Biyolojik bir gerçeği oynadığı için de yerelleşmeye çok da ihtiyaç duymuyor bence. Her videomda hukukla anlattığının ne ilgisi var diyenler çıkıyor. Size bırakmadan ben bağlayayım. Ister Spora başlamaya çalışın. Ister bir ürün satmaya çalışın. İnsanlara sadece yaparsın. Harikasın. Neden yapmalısın? Bak bu zamanında böyleydi, böyle oldu demek yetmiyor. Onlara o eylemi ne zaman ve hangi durumda yapacaklarına dair net bir tetikleyici vermek gerekiyor. Motivasyon videoları da genel olarak bu net tetikleyiciden mahrum. Bu yüzden de uzun vadeli bir hareket planı sunamıyorlar. İlişkisi aslında bu. Teşekkürler.

Diğer videolar

Hepsini gör
Decathlon botlarında “su geçirir” ifadesi üzerinden şeffaflık, beklenti yönetimi ve güven pazarlamasını anlatan video.Decathlon1:41

Bir Marka Ürününe Neden “Su Geçirir” Yazar?

Decathlon’da botların üzerinde “su geçirir” yazması ilk bakışta anti pazarlama gibi duruyor. Ama bu aslında beklenti yönetimi ve güven stratejisi olabilir. Her ürünü mükemmel göstermeye çalışmak yerine, sınırını açıkça söylemek bazen markayı daha inandırıcı yapar.

su geçirir
Uzman körlüğü, çocukların dünyayı algılaması ve içerik üretiminde basit anlatımın önemini anlatan video.basitlik1:18

Basit Anlatmak Neden Bu Kadar Zor?

Bir konuda uzmanlaştığımızda, onu bilmemenin nasıl bir his olduğunu unuturuz. Basitlik değersizlik değil; gereksiz her şeyi çıkarabilme becerisidir. Bu video, uzman körlüğü, içerik üretimi ve sade anlatımın neden en zor işlerden biri olduğunu anlatıyor.

sade anlatım
Pazarlama yalan mıdır sorusu üzerinden hikaye anlatımı, gerçeklik ve algı çerçevesini anlatan video.pazarlama yalan mıdır2:24

Pazarlama Yalan Söylemek Değil, Anlam Çerçevesi Kurmaktır

“Pazarlama biraz da yalan değil midir?” sorusu sert ama önemli. Pazarlama bütünüyle gerçek de değildir; çünkü gerçek tek başına tüketicide anlam üretmez. Bu video, yalan ile hikâye anlatımı arasındaki ince çizgiyi ve markaların algıyı nasıl çerçevelediğini anlatıyor.

📖 Makale varhikaye anlatımı
WhatsApp boykotu, Telegram ve BiP göçü üzerinden ağ etkisi ve yol bağımlılığını anlatan video.ağ etkisi1:48

WhatsApp Boykotu Neden Başarısız Oldu?

WhatsApp boykotu, Telegram ve BiP'e geçiş denemeleri üzerinden ağ etkisini ve yol bağımlılığını anlatan video. Türkiye'nin WhatsApp'ı, ABD'nin iMessage'ı tercih etmesinin nedeni alışkanlıkların gücü: F klavye, metrik sistem ve soldan trafik örnekleriyle.

yol bağımlılığı
Leonardo DiCaprio, The Wolf of Wall Street ve 1MDB skandalı üzerinden sanat piyasası ile kara para aklama ilişkisini anlatan video.1MDB1:36

Sanat Kara Para Aklamak İçin Mükemmel Bir Araç mı?

Leonardo DiCaprio, The Wolf of Wall Street, Red Granite Pictures ve 1MDB skandalı… Bu hikâyede mesele sadece Hollywood değil; sanat eserlerinin fiyatının flu olması ve paranın “koleksiyon” etiketiyle nasıl meşrulaştırılabildiği. DiCaprio örneği bir yem; asıl konu sanat piyasasının finansal gri alanı.

Leonardo DiCaprio
Charles Boycott ve 1880 İrlanda örneği üzerinden boykot kelimesinin kökenini ve modern sosyal medya boykotlarını anlatan video.boykot0:51

Boykot Kelimesi Nereden Çıktı?

Bugün sosyal medyada her gün yeni bir boykot listesi görüyoruz. Ama “boykot” kelimesinin kökeni 1880 İrlanda’sında Charles Boycott’un toplum tarafından dışlanmasına dayanıyor. Silahsız, sessiz ama ekonomik bir direnme biçimi zamanla küresel bir politik araca dönüştü.

Charles Boycott