Bilgi Yükü Sağduyumuzu Kaybettiriyor mu?

2:04
sağduyubilgi yüküForbesPeter BergerThomas Luckmanngündelik gerçekliksezgimodern hayatsosyal medyabilgi sosyolojisi

Her gün daha çok bilgi alıyoruz ama daha iyi anladığımızdan emin miyiz? Forbes’un paylaştığı sağduyu sözü, Berger ve Luckmann’ın gündelik gerçeklik fikriyle birleşince şunu düşündürüyor: Her şeyi optimize ederken sezgimizi ve basit sağduyumuzu kaybediyor olabiliriz.

Sık Sorulan Sorular

Sağduyu bilgisi nedir?

Bilgi sosyolojisinde, sokaktaki insanın gündelik gerçekliği: sorgulamadan kabul edilen, hayatı akışında yaşatan verili bilgi. Berger ve Luckmann'a göre asıl inceleme konusu budur.

Bilgi bolluğu neden anlamayı azaltıyor?

Sürekli veri akışı sezgiye alan bırakmıyor; her karar dış listelere ve metriklere devredildikçe içsel yargı yetisi köreliyor.

Çözüm bilgiden kaçmak mı?

Hayır; dengede: bilgiyi kullanmak ama son sözü sezgiye ve kendi deneyimine bırakabilmek. Her cevabı dışarıda aramamak.
Transkript
Herkes gün boyu o kadar çok bilgi alıyor ki sağduyularını kaybediyor. Bu sözü Forbes paylaşmış. Gerçekten de öyle değil mi? Sabah uyanıyoruz. Daha yataktan kalkmadan, dünyadaki tüm felaketleri en yeni diyet trendlerine, e borsanın durumunu veya yapay zekanın bizi nasıl işsiz bırakacağını öğreniyor musun? Eğer izliyorsan bu video daha benim yaptığımda aslında farksız değil. Bilgimiz artıyor ama garip bir şekilde, anlama yeteneğimiz azalıyor. Eskiden sokaktaki insanın bir bilgeliği vardı. Karmaşık analizler yapmazdı belki ama neyin doğru, neyin yanlış olduğunu, içgüdüsel olarak bilirdi. Peter ve diye iki sosyolog var. Bu adamlar diyor ki bilgi sosyolojisinin konusu büyük filozofların o büyük teorileri değil. Sokaktaki insanın gündelik gerçekliğidir. Yani sağduyu bilgisidir. Bu bilgi türü sorgulamadan kabul ettiğimiz, hayatı akışına bırakan o bize verili olan bilgidir. Filozoflar veya bilim insanları, gerçeğin özünü ararken, sağduyu sahibi insan, olanı kabul eder ve hayatına bakar. Ama biz ne yaptık? O köylü, o feodal görülen sağduyuyu terk etmeye başladık. Yerine ne koyduk? Sürekli edilmesi gereken datalarla yönetilen her adamı planlı ama ruhu olmayan bir hayat koyduk yerine. Bir elmayı yerken bile tadına değil, glisemik indeksine bakıyoruz. Bir ilişkiye başlarken ne hissettiğimize değil, TikTok'ta paylaşılan Reflek listelerine bakıyoruz. Çocuğumuzu büyütürken içgüdülerimize değil, Instagram'daki uyku koçlarının on maddelik hazırlamış olduğu listelerine bakıyoruz. Sürekli daha çok daha doğru bilgiyi arayarak aslında en temel yeteneğimizi yani sezgimizi köreltiyoruz. Çok fazla biliyoruz ama çok az anlıyoruz. Yani yanlış anlamayın size Ama videolarımın altındaki yorumlara bir bakın. Ne demek istediğimi anlayacaksınız. Belki de bazen o kadar çok makale okumak yerine, o kadar çok bilgi öğrenmek yerine sadece durup sağduyuya yani içimizdeki o sese, bize verili olan bilgiye, sezgilerimize kulak vermek gerekiyordur. Çünkü Google'da chat GPT'de her şeyin cevabı var. Ama neyin doğru olduğunun cevabı bence hala sadece insanın içinde. Böyle ağlayacak gibi oldum ama Konu birazcık önemli benim için. Teşekkür ederim.

Diğer videolar

Hepsini gör
Decathlon botlarında “su geçirir” ifadesi üzerinden şeffaflık, beklenti yönetimi ve güven pazarlamasını anlatan video.Decathlon1:51

Bir Marka Ürününe Neden “Su Geçirir” Yazar?

Decathlon’da botların üzerinde “su geçirir” yazması ilk bakışta anti pazarlama gibi duruyor. Ama bu aslında beklenti yönetimi ve güven stratejisi olabilir. Her ürünü mükemmel göstermeye çalışmak yerine, sınırını açıkça söylemek bazen markayı daha inandırıcı yapar.

su geçirir
Snickers’ın Açken sen sen değilsin sloganı, uygulama niyeti ve motivasyon videoları üzerinden davranış tetikleyicilerini anlatan video.Snickers2:23

Motivasyon Yetmez: İnsanları Harekete Geçiren Şey Tetikleyicidir

Snickers’ın “Açken sen sen değilsin” sloganıyla motivasyon videolarının ilişkisi şu: İnsanlar genel gaz cümleleriyle değil, net tetikleyicilerle harekete geçer. Egzersiz araştırmasındaki uygulama niyeti gibi, Snickers da ürünü “huysuzluk anı”na kodlayarak evrensel bir davranış tetikleyicisi kuruyor.

Açken sen sen değilsin
Uzman körlüğü, çocukların dünyayı algılaması ve içerik üretiminde basit anlatımın önemini anlatan video.basitlik1:18

Basit Anlatmak Neden Bu Kadar Zor?

Bir konuda uzmanlaştığımızda, onu bilmemenin nasıl bir his olduğunu unuturuz. Basitlik değersizlik değil; gereksiz her şeyi çıkarabilme becerisidir. Bu video, uzman körlüğü, içerik üretimi ve sade anlatımın neden en zor işlerden biri olduğunu anlatıyor.

sade anlatım
Pazarlama yalan mıdır sorusu üzerinden hikaye anlatımı, gerçeklik ve algı çerçevesini anlatan video.pazarlama yalan mıdır2:24

Pazarlama Yalan Söylemek Değil, Anlam Çerçevesi Kurmaktır

“Pazarlama biraz da yalan değil midir?” sorusu sert ama önemli. Pazarlama bütünüyle gerçek de değildir; çünkü gerçek tek başına tüketicide anlam üretmez. Bu video, yalan ile hikâye anlatımı arasındaki ince çizgiyi ve markaların algıyı nasıl çerçevelediğini anlatıyor.

📖 Makale varhikaye anlatımı
Bitcoin pizza, Atari arazisi ve Çiftlik Bank üzerinden değer oluşumunu anlatan video.değer oluşumu1:42

Değer Nasıl Oluşur? Bitcoin Pizza, Atari Arazi ve Çiftlik Bank

Bitcoin pizza, Atari sanal arazisi ve Çiftlik Bank örnekleri üzerinden değerin nasıl oluştuğunu anlatan video. 2010'da 10.000 Bitcoin'e alınan pizza, 4,3 milyon dolara satılan metaverse arazisi ve sosyal uzlaşıya dayanan Çiftlik Bank hikâyesi anlatılıyor.

tüketici psikolojisi
Türk markalarının neden Türkçe yerine yabancı isim seçtiğini anlatan video.yabancı isim tercihi1:12

Türk Markaları Neden Türkçe Yerine Yabancı İsim Seçiyor?

English Home, Madame Coco ve Pastavilla, tüketicinin gördüğü ithal kalite ipucunu anlatan video. Simit Sarayı ve Kurukahveci Mehmet Efendi örnekleriyle ritüele yaslanan yerli markaların farkını gösteriyor.

tüketici psikolojisi