marka maskotuantropomorfizmDuracellMichelinDuolingoMercedesmarka kişiliğireklam stratejisitüketici psikolojisimaskot pazarlaması
Duracell, Michelin ve Duolingo gibi markalar maskotlarla soğuk ürünleri insani hale getirir. Ama Mercedes gibi lüks markalar aynı şeyi yapmaz; çünkü lüks yakınlık değil, mesafe ve otorite satar. Maskot stratejisinin arkasında antropomorfizm var.
Soru
Markalar neden maskot kullanır?
Kısa cevap
Sıkıcı ürünü sevilebilir kılmak için. Antropomorfizm, yani insani olmayan şeylere insani özellik atfetme eğilimi sayesinde kimsenin bağ kuramayacağı soğuk bir metal silindir enerjik bir tavşana, siyah kauçuk daire Michelin Adam'a dönüşür. Duolingo'nun baykuşu daha ileri gider: trip atan bildirimleriyle markayla gerçek bir ilişki simüle eder. Lüks markaların maskotu yoktur çünkü lüks yakınlık değil mesafe, saygı ve otorite satar; Mercedes'in yanına sevimli bir sincap koysanız o büyü bozulur.
Sık Sorulan Sorular
Antropomorfizm nedir?
+
Nesnelere, hayvanlara veya markalara insani özellikler atfetme eğilimi; beynin duygusal bağ kuramadığı soğuk şeyleri anlamlandırma yolu.
Hangi ürünler maskota ihtiyaç duyar?
+
Doğası gereği sıkıcı, teknik veya duygusuz kategoriler: pil, lastik, sigorta, dil öğrenme uygulaması. Maskot, ürüne karakter ve ilişki katar.
Lüks markalar neden maskot kullanmaz?
+
Çünkü lüksün sattığı şey yakınlık değil ulaşılmazlık: statü, ciddiyet ve otorite. Sevimlilik bu konumlandırmayı sulandırır.
TranskriptAçKapat
Mercedes'in neden bir peluş ayı maskotu yok? Mesela Duracell denince aklımıza ayıcık geliyor. Ya da Michelin lastikleri dediğimizde o lastik adamı hatırlıyoruz. Peki neden bazı markalar bir maskota yani hayali bir karaktere yatırım yapıyorlarken diğerleri buna yatırım yapmıyor? Mesele aslında sattığınız ürünün ne kadar soğuk veya ne kadar sıkıcı olduğuyla ilgili aslında. Antropomorfizm diye bir kavram var. Yani insani olmayan nesnelere, insani özellikler atfetme eğilimi. Beynimiz duygusal bağ kuramadığı soğuk nesneleri Anlamlandırmakta ve bir yere koymakta zorlanır. Şimdi bir pili düşünün. Metal dümdüz duygusuz bir silindir. Buna nasıl bağlanabilirsiniz ki? Nasıl bağ kurabilirsiniz? İşte Duracell tam da bu yüzden burada bir maskot üretti. Çünkü kimse bir metal silindir sevmez ama enerjik hiç durmayan bir tavşanı. Herkes sempatik bulabilir. Böylece o soğuk metal bir anda karakteri olan bir şeye dönüşür. Lastik de öyledir mesela. Siyah kauçuk bir daire. Sıkıcıdır ama bir Bibendum, yani Michelin adam o siyah daireye bir insanilik hissi kadar. Ya da Duolingo. Dil öğrenmek zor sancılı ve çoğu zaman ertelediğimiz bir iştir. O yeşil baykuş sadece sevimli bir maskot değil sizi darlayan, trip atan, bugün derse girmedin diye pasif agresif bildirimler gönderen, toksik bir sevgili gibi davranır. Yani markayla aranızda gerçek bir ilişki simule eder. Ve bunu gerçek hayata da entegre ediyorlar mesela. Peki Mercedes ya da lüks segmentteki diğer markalar. Neden maskot kullanmazlar? Çünkü lüks sevimlilik veya yakınlık satmaz. Lüks, saygı, mesafe, otorite satar. Mercedes mühendisliği ciddiyeti ve statüyü temsil eder örneğin. Mersin Söz gelimi bir örnektir bu arada. Yanına eğer bir sevimli sincap koysanız o ulaşılmazlık büyüsünü belki de eee bozacaksınızdır. Ya da o otorite sarsılacaktır. Yani özetle eğer ürününüz doğası gereği sıkıcıysa onu neşelendirmeniz için bir maskota bir elçiye ihtiyaç duyarsınız. Ihtiyaç duymaktan ziyade pazarlama kampanyalarınızda ya da pazarlama materyallerinizde elinizi güçlendirirsiniz. Markaların maskotlarla ilişkisi bu bahsettiğimiz antropomorizmle yakından ilişkili bence. Teşekkürler.