Astroloji ve Fala İlgi Neden Arttı?

1:30
astrolojifaltarotbelirsizlikkontrol ihtiyacıanomisosyal medya kültürügenç yetişkinlerinançanlam arayışıtüketici psikolojisi

Astroloji, fal ve tarotun yükselişi sadece “inanmak” meselesi olmayabilir. Belirsizlik arttıkça insan zihni kontrol, anlam ve teselli arıyor. Sosyal medya da bu dili ortak bir kültürel ürüne dönüştürüyor. Mesele yıldızlardan çok, öngörülemeyen dünyada tutunacak anlam aramak olabilir.

Soru

Astrolojiye ilgi neden arttı?

Kısa cevap

Mesele yıldızlara inanmaktan çok belirsizliğe karşı savunma. Ekonomiden ilişkilere hiçbir şeyin kestirilemediği, sosyologların anomi dediği bir belirsizlik çağındayız; belirsizliğe tahammül edemeyen zihin anlam, sembol ve ritüel arıyor. Veriler de bunu doğruluyor: ABD araştırmalarında astrolojiye inanıyorum diyenlerde anlamlı artış yokken astrolojiyle ilgileniyorum diyenler belirgin artmış. Sosyal medya da astrolojiyi ortak bir dile ve standart bir teselli biçimine dönüştürdü.

Sık Sorulan Sorular

İnsanlar astrolojiye gerçekten inanıyor mu?

Araştırmalara göre inanç oranı pek artmıyor; ilgi artıyor. İnsanlar inanmadıklarını söyleseler de yön ve teselli için başvuruyor.

Belirsizlikle ilgisi ne?

Öngörülebilirlik azaldıkça kontrol hissi ihtiyacı büyür; burç yorumları ve ritüeller, hayatın kontrolünü geri kazanma çabasının araçları.

Sosyal medyanın rolü ne?

Astrolojiyi ortak bir kültürel dile çevirdi; paylaşılabilir formatlar, örneğin günlük burç ve uyum testleri, ilgiyi normalleştirip büyütüyor.
TranskriptAç
Astroloji ve fala olan ilgi sizce neden arttı? Belki duymak istemeyecek veya bana katılmayacaksınız ama benim çevremde özellikle son beş on yıldır astrolojiyi fal, tarot gibi şeylerle ilgilenenlerin sayısı epey arttı. Bu kadar yaygınlaşması bence bunlara inanıyor olmaktan çok başka bir şeyle ilgili olabilir. Çünkü artık kimse geleceğe dair kendini güvende hissetmiyor. Sosyologların ifadesiyle öngörülebilirliğin azalması, kuralsızlık hali, anomi ve sürekliliğin kaybolması yani toplumsal bir belirsizlik içindeyiz. Bu tüm Dünya da böyle bu arada. Sadece bize özgü değil. Ekonomiden, siyasetten, ilişkilerimize kadar her şey belirsiz. Neyin, ne zaman olacağını kestiremiyoruz. Ve belirsizliğe tahammül edemeyen zihin anlamalar. Semboller, ritüeller, burç yorumları. Hepsi aslında hayatın kontrolü hissini geri kazanma çabası gibi. Ama ilginç olan şu. Türkiye'de bu konuda nicel verileri olan bir araştırma göremediğim için Amerika'da yapılan araştırmalara baktım ve örneğin astrolojiye inanıyorum diyen oranında anlamlı bir artış yokken astrolojiyle ilgileniyorum diyen kişi Sayısında anlamlı bir artış bulunmuş. Ve özellikle genç yetişkin kadınların astrolojiye inanma ya da başvurma oranı anlamlı şekilde yüksek çıkmış. Yani insanlar artık inanmadıklarını iddia etseler de astrolojiyle ilgileniyorlar. Çünkü bence mesele doğruyu öğrenmek falan değil. Belirsizliğe karşı kendini savunmak. Tabii bir de sosyal medya meselesi var. Kitle iletişimiyle birleşince astroloji ortak bir dil hatta standart bir teselli biçimine dönüştü ve insanların ilgi duymaya başlamasını oldukça etkiliyor bence. Bence değil bu konuyla da alakalı çeşitli mevcut.

Diğer videolar

Hepsini gör
Falaaddin ve Binnaz uygulamaları üzerinden inanç ekonomisi, belirsizlik ve uygulama içi satın alma modelini anlatan video.1:36
Falaaddin

Fal Uygulamaları İnanç Ekonomisini Nasıl Satıyor?

Falaaddin ve Binnaz gibi uygulamaların hikâyesi sadece fal değil; belirsizlik döneminde insanların yön, anlam ve rahatlama satın alması. İnanç ekonomisi, fiziksel ürün değil, “kendimle ilgili emin konuşma hakkı” satar. Bugünün tapınakları bazen push bildirimiyle gelir.

Pazarlama yalan mıdır sorusu üzerinden hikaye anlatımı, gerçeklik ve algı çerçevesini anlatan video.2:24
pazarlama yalan mıdır

Pazarlama Yalan Söylemek Değil, Anlam Çerçevesi Kurmaktır

“Pazarlama biraz da yalan değil midir?” sorusu sert ama önemli. Pazarlama bütünüyle gerçek de değildir; çünkü gerçek tek başına tüketicide anlam üretmez. Bu video, yalan ile hikâye anlatımı arasındaki ince çizgiyi ve markaların algıyı nasıl çerçevelediğini anlatıyor.

Nostalji pazarlamasının markalar tarafından nasıl kullanıldığını doğallık ve samimiyet vurguları üzerinden anlatan video.2:12
nostalji pazarlaması

Nostalji Pazarlaması Bize Aslında Ne Satıyor?

Anne eli değmiş gibi, doğallık ve samimiyet vurgularının neden bu kadar işe yaradığını nostalji üzerinden anlatan video. Sarah Banet-Weiser ve Weber'in demir kafes kavramıyla, markaların geçmişi değil kaybolan sahiciliği sattığını gösteriyor.

Bitcoin pizza, Atari arazisi ve Çiftlik Bank üzerinden değer oluşumunu anlatan video.1:42
değer oluşumu

Değer Nasıl Oluşur? Bitcoin Pizza, Atari Arazi ve Çiftlik Bank

Bitcoin pizza, Atari sanal arazisi ve Çiftlik Bank örnekleri üzerinden değerin nasıl oluştuğunu anlatan video. 2010'da 10.000 Bitcoin'e alınan pizza, 4,3 milyon dolara satılan metaverse arazisi ve sosyal uzlaşıya dayanan Çiftlik Bank hikâyesi anlatılıyor.

10.000 adım kuralının Manpo-kei pedometreleri ve pazarlama etkisiyle nasıl popülerleştiğini anlatan video.1:09
10.000 adım

10.000 Adım Kuralı Sağlık Değil Pazarlamaydı

Günde 10.000 adım hedefi, düşündüğünüz kadar bilimsel bir eşik olmayabilir. Bu kuralın popülerleşmesinde Japonya’daki Manpo-kei adıyla pazarlanan pedometrelerin büyük rolü vardı. Sağlık alışkanlıkları bile bazen güçlü bir isim ve yuvarlak bir sayı etrafında büyür.

Ürünlerin ve şehirlerin neden renklerini kaybettiğini Bakhtin'in karnaval kavramı üzerinden anlatan video.1:35
renklerin kaybı

Ürünler ve Şehirler Neden Renklerini Kaybediyor?

Arabaların, evlerin ve marka logolarının neden griye döndüğünü Bakhtin'in karnaval kavramı üzerinden anlatan video. Science Museum Group araştırması ve Apple'ın turuncu iPhone'u örnekleriyle renklerin kaybının estetik değil duygusal bir çağ değişimi olduğunu gösteriyor.

Banka kredi kartı araması üzerinden seçenek yanılsaması, kontrol yanılsaması ve karar yorgunluğunu anlatan video.1:20
karar yorgunluğu

“İş mi Ev mi?” Sorusu Satışta Nasıl Tuzak Kurar?

Banka “kredi kartı ister misiniz?” demiyor, “ev adresinize mi iş adresinize mi gönderelim?” diyor. Bu bir soru değil; seçenek yanılsaması. İnsan beyni karar yorgunluğundan kaçtığı için yönlendirilmiş seçeneklerde daha kolay hareket eder. İkna ile manipülasyon arasındaki çizgi burada başlar.

Decathlon botlarında “su geçirir” ifadesi üzerinden şeffaflık, beklenti yönetimi ve güven pazarlamasını anlatan video.1:51
Decathlon

Bir Marka Ürününe Neden “Su Geçirir” Yazar?

Decathlon’da botların üzerinde “su geçirir” yazması ilk bakışta anti pazarlama gibi duruyor. Ama bu aslında beklenti yönetimi ve güven stratejisi olabilir. Her ürünü mükemmel göstermeye çalışmak yerine, sınırını açıkça söylemek bazen markayı daha inandırıcı yapar.