daktilo kızlarıteknolojik feminenlikhuman computerskadın emeğiofis tarihireklam tarihitoplumsal cinsiyetteknoloji ve kadınCumhuriyet kadınlarıemek tarihi
Daktilo kadınları modern ofise taşıdı ama bu hikâye sadece özgürleşme hikâyesi değil. “Kadın parmaklarına uygun” diye pazarlanan teknoloji, kadın emeğini zarif, sessiz ve yardımcı bir role sıkıştırdı. Teknolojik feminenlik tam da burada başlıyor.
İkisi birden, ve tam da bu yüzden önemli bir hikâye. Computer kelimesi başlangıçta makine değil meslek adıydı: hesap yapan insanlar, çoğu da kadın. Daktilo kadınları ofise soktu; ABD'de daktilografların kadın oranı yirmi yılda yüzde 12'den yüzde 75'e çıktı. Ama reklamlar makineyi kadın parmaklarına uygun diye pazarlıyordu; teknoloji kadınsılaştırılıyor ama bu feminenlik güç değil uyum anlamına geliyordu: sessiz, hızlı, dikkatli ve ucuz emek. Literatürdeki adıyla teknofeminizmin erken bir örneği.
Sık Sorulan Sorular
Bilgisayar gerçekten insan mıydı?
+
Evet; 1900'lerin başında computer, hesap yapan çalışanların meslek adıydı ve bu işlerde ağırlıkla kadınlar çalışıyordu.
Daktilo kadın istihdamını nasıl değiştirdi?
+
Modern ofisin kapısını açtı ama eşitlik getirmedi; kadın emeği makineye uygunluk söylemiyle düşük ücretli ve yardımcı rollere sıkıştı.
Teknofeminizm ne demek?
+
Teknolojinin toplumsal cinsiyetle karşılıklı şekillenmesini inceleyen yaklaşım; daktilonun kadın işi olarak pazarlanması bunun erken ve net örneği.
TranskriptAçKapat
Bilgisayar aslında makinelere değil kadınlara deniyordu. Evet yanlış duymadım. Bin dokuz yüzlerin başında computer kelimesi bir meslek ismiydi. Hesap yapan insanlar. Yani computers. Bilgisayar kadındı derken metafor olarak kullanıyorum tabii. Kelime önce insan anlamındaydı ve o insanların büyük kısmı da kadındı. Çünkü o dönemde hesap yapmak, sabır, dikkat ve titizlik gerektiriyordu. Yani bir anlamda kadın işi sayılıyordu. Kadınlar bilgisayar olarak işe alınıyordu. Sonra o kadınlar bir cihazın başına geçmeye başladı. Daktilo. Daktilo kadınların ofislere girmesini ama bu eşitlik sağlamadı. Daktilo kadınların modern iş hayatına açılan kapısıydı ama aynı zamanda sessizliğin ve düşük ücretin de sembolüydü. Bin sekiz yüzlerin sonunda Amerika'da daktiristlerin sadece yüzde on ikisi kadındı. Yirmi yıl sonra bu oran yüzde yetmiş beşe kadınların parmakları daha narin olduğu için daktilo onlara daha uygundu. Evet gerçekten böyle yazıyordu kaynaklarda ve reklamlarda. Yani teknoloji bile kadın gibi olmalıydı. Daktilo bir kadın imgesiyle birlikte pazarlanıyordu. Mesela bu reklam. Mutlu sekreter memnun patron. Erkenci Döneminde bizde de aslında benzer bir sahne vardı. Gazetelerde daktilo kız ilanları, romanlarda daktilo başındaki modern ama ölçülü kadın figürleri Baha Nur Garan Gökşen'in cumhuriyet kadınlarının mesleği olarak Türk hikayesinde daktilo Kızlar isimli bir kitabı var. Yeri gelmişken buna da göz atmanızı öneririm. Bahsettiğim bu durumun literatürde bir adı da var. Teknofeminizm olarak geçiyor. Daktilo da bunun erken örneği işte. Kadın ofise giriyor ama makineyle uyumlu olacak şekilde sessiz, hızlı, dikkatli. Yani teknoloji kadınsılaştırılıyor ama bu feminallik güç değil. Uyum anlamına özetle. Daktilo kadınları ofise soktu. Evet ama aynı zamanda onların emeğini de ucuz hale getirdi