tuz vergisigabellezorlayıcı tekelrekabetpazarlama tarihi
Fransa'da gabelle adıyla bilinen zorunlu tuz vergisini zorlayıcı tekel kavramı üzerinden anlatan video. Alternatifi olmayan bir sistemde insanların kendini müşteri değil rehine gibi hissetmesini ve 1789'da öfkenin neden tuz gişelerine yöneldiğini anlatıyor.
Soru
Tuz vergisi nedir?
Kısa cevap
Tuz vergisi, Fransa'da gabelle adıyla bilinen ve tuzu devletin belirlediği fiyatla, devletin ambarından almayı zorunlu kılan vergidir. Kelime 1300'lerin ortasında Kral VI. Philippe döneminde tuz vergisinin adı oldu. 1700'lerde bazı bölgelerde 8 yaşından büyük her kişi belli miktarda tuzu resmi ambarlardan almak zorundaydı, evinde tuz olsa bile. Gabelle Fransız İhtilali'nden sonra, 1790'da kaldırıldı.
Sık Sorulan Sorular
Fransa'da tuz vergisi nasıl uygulanıyordu?
+
Bazı bölgelerde insanlar tuzu yalnız resmi tuz ambarlarından alabiliyordu. 8 yaşından büyük her kişinin belli miktarda tuz alması zorunluydu, ihtiyacı olmasa da parasını öderdi. Fiyatı devlet belirliyordu, pazarlık şansı yoktu. Tuz kaçakçılığına karşı alınan önlemler halkın öfkesini daha da artırdı.
Gabelle ne demek?
+
Gabelle, Fransa'da tuz vergisinin adıdır. Kelime 1300'lerin ortasında Kral VI. Philippe döneminde çıkarılan bir kararla tuz vergisi olarak anılmaya başladı ve 1790'a kadar kaldı.
Zorlayıcı tekel nedir?
+
İktisat literatüründe alıcının ürünü almamayı seçemediği tekele zorlayıcı tekel denir. Burada satıcı bir ürün satmaktan çok sistemin içinde kalmanın bedelini ödetir. Alternatif olmadığı için insanlar kendini müşteri gibi değil, çıkış kapısı kilitli bir rehine gibi hisseder.
Tuz vergisi ne zaman kaldırıldı?
+
1789'da Fransız İhtilali başladığında öfkeli kalabalıkların ilk saldırdığı yerlerden biri tuz vergisini toplayan gişelerdi. Gabelle 1790'da kaldırıldı, gişeler kapatıldı.
TranskriptAçKapat
Hiç zorunlu tuz vergisi diye bir şey duydunuz mu?
Evinizde tuz olsa bile devletin kapısına gidip “Lütfen bana zorla tuz sat, eğer almazsam ben suçluyum.” demek zorunda olduğunuz bir sistemden bahsediyorum.
1700'lerin Fransa'sında devlet sadece tuza vergi koymamıştı. Tuzu bir mecburiyet haline getirmişti.
Kanuna göre 8 yaşından büyük her vatandaş haftada belli bir miktar tuzu devletin dükkanından almak zorundaydı.
Buna gabelle denirdi.
Evinizde tuzunuz var mı? Olsun, yine alacaksınız.
İhtiyacınız yok mu? Fark etmez. O parayı ödeyeceksiniz.
Fiyatı piyasanın 10 katı mı? Pazarlık şansınız yok.
İktisat literatüründe buna zorlayıcı tekel de denir.
Burada devlet vatandaşa bir ürün satmaz. Vatandaşa sistemin içinde kalma bedeli ödetir aslında.
İnsanlar bu sistemde kendilerini müşteri gibi hissetmezler. Bir rehine gibi hissederler. Çünkü çıkış kapısı kilitlidir. Başka alternatif yoktur.
Ve tarih kitapları bize çok ibretlik bir şey söyler.
1789 Fransız İhtilali başladığında öfkeli kalabalıkların ilk saldırdığı yerlerden biri tuz vergisini toplayan gişeler olmuştu.
Neden?
İnsanları alternatifsiz, rekabetsiz ve “paşa paşa geleceksin” mantığıyla kurulan sistemlere mecbur bırakıyorlardı çünkü.
Rekabetin olmadığı yerlerde de bir hizmetten söz edemeyiz tabii ki.
Sonuç olarak 1790'da da bu gişeler tamamen kapatıldı.
Ve bu anlattıklarım 1700'lerin Fransa'sında gerçekleşen şeyler.
Günümüzde pek böyle şeyler olmuyor, değil mi?
Bu arada konudan tamamen bağımsız, geçtiğimiz günlerde dövülerek öldürülen polis memuru Melih Okan Keskin'e Allah'tan rahmet diliyorum.
Bu videoyu izlediğiniz için teşekkür ederim. Bir sonraki videoda görüşmek üzere.